Deborah Hale~Koruyucu Meleğim || Yorum (HARLEQUIN)

7 Mar 2013



ÖN OKUMASI İÇİN : Koruyucu Meleğim



Bu yazardan okuduğum ikinci kitap ve ilk kitabından daha güzel olduğunu belirtmeliyim.Aslında ilk kitabı olan Aşkı Sana Sakladım'ın da çok güzel bir konusu vardı ama işleyişte bir ağırlık olduğu için kitabın sonlarına kadar tadına varamamıştım.Fakat bu kitabı gerçekten çok etkileyiciydi. Tek yadırgadığım yeri kitabın edisyonunda çok hata olması.Cümlelerde sürekli eksik ekler , kelimeler mevcuttu. Okurken bazı kısımlarda konudan kopardığı bile oldu.Birde sonu , tamam Harlequinlerde sonlar hızlı oluyor ama bununda çok hızlı oldu ya :D 
Bunlar dışında keyifle okudum.Klasik Harlequin'ler gibi hızlandırılmış bir sonu olmasına rağmen yazar güzel sonlandırmıştı kitabı.Harlequin Historical kitaplarını seviyorum gerçekten çok tatlı çerezlikler oluyorlar. Bunu da çok beğendim. Kesinlikle denenmesini tavsiye ederim.

Konumuza biraz değinirsek; Julianna babası ölünce üvey kardeşinin himayesi altıa  giriyor. O da kızımızı başından def edip onun mirastaki payını almak istiyor. Vee kızımızı mal gibi satışa çıkarıyor desem yeridir. Adam zaten baştan sona kendisini tiksindiriyor okurdan.O kadar bağnaz bir karakter. Neyse. Julianna'nın sevdiği ve evlenmek için sözleştikleri bir sevgilisi var ama kendisi denize açılmış ve dönene kadar kızımızdan onu bekemesini istemiş. Eh, işler ikisininde umduğu gibi gitmeyince durum umduğunu değil bulduğunu gibi bir hal alıyor..
Julianna'nın yeğeni Crispin'le sözlü olduğunu öğrenen Edmund kendisini Julianna'dan sorumlu hisseder ve kızımızı hem abisinden kurtarmak hem de yeğeni gelene kadar göz kulak olmak için onunla kağıt üzerinde evlenir..
Sonrası ise tam bir curcuna. Ev ahalisi lordlarını bir anda kendisinden yaşça küçük bir kızla evlenmesine anlam veremiyorlar ama Julianna'nın temiz yüreği tüm ev ahalisinin kalbini çalıyor. Ve, Edmund'da zamanla Julianna ile vakit geçirmekten o kadar keyif alır bir hale geliyor ki, bir süre sonra ne Crispin ne de dünya onların arasına giremiyor...

Başlarda aralarında gelişen dostluk o kadar güzel işlenmiş ki, sayfalar su misali akıp gidiyor. Ama ne zaman aşık olduklarını fark ediyorlar karakterlerde bir durgunluk oluşuyor. Yine de herşeye rağmen çok güzel bir konusu vardı. 40 yaşında bir adamın 20 yaşında bir kıza hem koca hem de bir aile olduğunu aktarmaya çalışan yazar verdiği ince detaylarla bunu çok güzel hissettiriyor..


MY RATING: 4,5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumunuz için teşekkür ederim.

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS